Bilim Felsefesi (Philosophy of Science)

Kültür, Medeniyet ve Bilim

Submitted by safakural on Pt, 27/02/2017 - 16:05

Özet: Kültür denilince öncelikle belirli bir coğrafyada, ortak tarihe sahip toplumu/toplumları ilgilendiren faaliyetleri dikkate almak yerinde olur. Medeniyet denilince, bir kültürün özellikle hukuk, sanat ve bilim alanındaki başarıları ve bu başarılar aracılığıyla başka kültürlere kendini kabul ettirmesi olgusunu temele almak yerinde olur. Bir kültürün medeniyet olarak evrilmesi ve kendini diğer kültürlere kabul ettirebilmesinin temel koşulu ise gelişmiş ve bireylerinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek şehirlere sahip olmaktır.

Anahtar kelimeler: Kültürler arası ilişki, medeniyetler arası ilişki, hukuk, sanat, bilim, şehir

Pozitivist Metafizik

Submitted by safakural on Pt, 27/02/2017 - 14:53

Viyana Çevresi düşünürlerini karakterize eden en önemli özellik şüphesiz onların katı metafizik karşıtlığıdır.  Metafizik karşıtlığı, Çevre düşünürlerinin temel ortak noktası olarak kabul edilebilir.

Viyana Çevresi, Mantıkçı Empirizm, Mantıkçı Pozitivizm gibi isimlerle anılan, ama  aslında belirli bir felsefi sistemi yansıtmayan çalışmaların ortak özellikleri arasında dil analizini, mantık/matematik alanlarında ortaya konulan başarıları ve doğrulama/yanlışlama gibi kavramlara verdikleri tanımları saymak da mümkündür. Fakat metafizik karşıtlığını bu özelliklerin bir adım önünde düşünmek yerinde olacaktır. Çünkü metafizik karşıtlığı, hatta düşmanlığı, Çevre düşünürlerinin biraraya gelmesinde bir çıkış noktası oluşturmuştur.

Çevre'nin lideri konumunda olan M. Schlick başta olmak üzere diğer düşünürlerin tamamının bilim adamı olması bu karşıtlığın çıkış noktasını oluşturduğu  düşünülebilir. "Ne ki metafiziktir, o anlamsızdır; ne ki anlamsızdır o metafiziktir" şeklinde sloganlaşmış tutumun arkasında Çevre düşünürlerinin bilim kökenli olmaları elbette  önemli bir rol oynamıştır. Fakat sanıyorum asıl sebebi, Newton sistemi ile Aristoteles'in bilim ve felsefe anlayışı arasındaki farkta aramak çok daha yerinde olacaktır. Bu bakış açısı, aşağıda ele almaya çalışacağım gibi, Kant ile başlayan felsefi dönemin ve değişen dünya görüşünün daha iyi anlaşılmasına da olanak verecektir. Diğer bir ifadeyle metafizik karşıtlığı, aslında bilimin ve felsefenin tarihi gelişiminin doğal bir sonucudur.

Teknolojinin 'Teknoloji' Kavramı ve Değerlerle İlişkisi

Submitted by safakural on Sa, 29/11/2016 - 16:09

Özet: Teknoloji, 20. yy’ın yanısıra 21. yy da karakterize edecek gibi görünmektedir. Dolayısıyla toplumların bu kavrama yabancı kalmaları sözkonusu olamayacaktır. Bu alanda başarılı olabilmek, teknoloji üretebilmek demektir; fakat teknoloji üretebilmenin öncelikli koşulu ise, önce bu kavramın anlamının kavranabilmesidir. Eğer toplumda ve bireylerde, sadece bu kavram hakkında değil, bu kavramın hızla değişen anlamı hakkında yeterli bir bilgi ve bilinç yoksa, teknolojinin o toplumda istenilen seviyeye ulaştırılması da sözkonusu olamaz. Teknik, insanın doğal denilebilecek becerilerine işaret eder; halbuki teknolojinin, bilimlerle, kültürle ve dolayısıyla değerlerle yakın ilişkisi olduğunu düşünce tarihi bize göstermektedir. Teknoloji ürünü bir aracı kullanmak, teknik bir beceri gerektirir. Halbuki teknoloji üretebilmek için, bu aletleri yapacak bilimsel bilgilere; fakat bu bilimsel bilgilerin önem verilmesini sağlayabilmek, gerekli ortamı oluşturabilmek, doğru hedefleri ortaya koyabilmek, gerekli olanı yerinde ve zamanında teşhis ve tespit edebilmek için ise ‘değer’lere ihtiyaç vardır. İşte bu noktada, “teknoloji” kavramının kendisi, teknolojiden önce gelmek durumundadır. Gerek bireyler gerek toplum, sahip olduğu teknoloji kavramından öte bir teknolojiye sahip olamaz ve onu verimli bir şekilde kullanamaz.
Anahtar kavramlar: Teknik/teknoloji, teknoloji/değer, "teknoloji" kavramı/değer ve değer/teknoloji ilişkisi

Platon, Kaos Teorisi ve Varlık Tasarımı

Submitted by safakural on Pa, 18/10/2015 - 02:12

Kaos teorisi genellikle 1961 yılında Lorentz’in tesadüfen yapmış olduğu bir keşifle başlatılır. Elbette bu teorinin daha eskiye giden bir tarihinden ve özellikle de H.Poincaré’nin öncü fikirlerinden sözetmek de gereklidir. Kaos teorisinin günümüzdeki en önemli ismi ise kuşkusuz I. Prigogine’dir.

Kaos teorisiyle ilgili birbirine karşıt görüşlerin olduğunu ayrıca belirtmek yerinde olacaktır. Bazılarına göre bu teori bize yepyeni bir paradigma sunmakta ve fizik dünyayı yepyeni bir bakış açısıyla tasvir etmektedir. Bunun karşısında olanlar için bu teori, henüz bilimsel rüştünü bile ispat edebilmiş değildir.

Kanaatimce, bu yorumlardan hangisi doğru olursa olsun, kaos teorisi dayandığı bazı temel varsayımlar açısından son derece köklü değişiklikler içerme özelliğine sahiptir. Aşağıda kısaca işaret edilecek olan bu varsayımlar ve bu varsayımların içerdiği evren tablosunun felsefi sonuçları bakımından son derece ilginç olduğu kolayca görülebilir. Bu sonuçlardan birisi, kanaatimce Platon’un felsefi görüşlerini hem çok yakından ilgilendirmektedir hem de onunla başlayan bazı felsefi kabullerin yeni bir gözle ele alınmasına olanak verebilecek özelliktedir.

Bilim ve Özgür Düşünce

Submitted by safakural on Çar, 05/02/2014 - 17:00

"Bilim ve Özgür Düşünce" başlığı çerçevesinde önce, "özgürlük nedir?" sorusunu ele almak ve de bundan ne anladığımı belirtmek istiyorum.

"Özgürlük" denildiğinde üç temel kavramı dikkate alacağım. Birincisi davranışlarda özgürlük, ikincisi ifadede özgürlük ve üçüncüsü düşüncede özgürlük.

İnsan, davranışlarda özgürlük açısından, diğer canlılara göre en alt seviyede bulunur. Çünkü davranışlarımız, hiç kuşku yok ki kültür, tarih, sosyal ilişkiler, terbiye, eğitim dediğimiz etkenler dolayısıyla kısıtlamalara tabidir. Dolayısıyla da davranışlarımızda bir özgürlük değil, tam tersine bir kısıtlamadan söz etmek gerekir. Hatta insan, eğitim, sosyal kurallar, terbiye gibi özellikleri dolayısıyla hayatını, günlük yaşamını veya davranışlarını kısıtlamadan yaşayamaz. Yani kısaca insan, davranışları açısından, hiç de özgür değildir.

"İfade özgürlüğü" ile "anlatım biçimi"ni dikkate alıyorum. Anlatım biçimi deyince de tarz, üslup veya kısaca bir şeyi ifade etmek için kullanılan yolu düşünüyorum. Nitekim düşüncemizi, duygumuzu veya herhangi bir talebimizi dile getiriş biçimini seçmek kişiye bağlı bir eylemdir. Yazı, müzik, edebiyat, resim, tavır ve davranışlarımız da hep birer anlatım biçimleridir. Anlatım biçimini seçebilmek "özgürlük" kavramı açısından son derece önemlidir. Çünkü bireyin kendini ifade edebilme araçlarına sahip olması, özgürlüğün bir parçasıdır. Bu özellik, insanı diğer canlılardan ayırır; çünkü sadece insan kendini farklı şekilde ifade etme araçlarına sahiptir.

Enformasyon Kavramı Üzerine

Submitted by safakural on Pt, 21/01/2013 - 09:07

Öz: İstanbul Üniversitesi Enformatik Bölümü Bilgi Yönetimi doktora dersi kapsamında konuk öğretim üyesi olarak enformasyon hakkında paylaşılan ders notlarının deşifre edilmiş halidir. Yazar enformasyona hareketi sağlayan temel veri olarak yaklaşmakta olup, konuyu düşünmek, bilmek, bilinçli olmak gibi kavramlar çerçevesinde tartışmaktadır.

Anahtar Sözcükler: enformasyon; bilgi yönetimi

Enformasyon deyince ne anlıyorum? Sözlüğe baktığınız zaman, kelimenin çok uzun anlamları var, birbirinden çok farklı anlamlar içeriyor. Sizlerin kullandığı anlamı için “işlenebilir veri, işlenebilir ve aktarılabilir veri” diye düşünebiliriz. Enformasyon Bölümü için, sizler için enformasyonun işlevinin, bilimsel anlamda işlenebilen ve aktarılabilen bir veri olduğunu düşünebiliriz. Ancak enformasyon, “bilgi, haber, malumat, deney ve gözlem” ile elde edilen bilgi gibi çok genişletebileceğimiz, felsefi boyutunu derinleştirebileceğimiz, günlük yaşamdaki kullanım alanlarını çeşitlendirebileceğimiz bir kavramdır.

Fizik dünyaya baktığımız zaman, “temelde ne var, biz ne görüyoruz?” şeklinde biraz da felsefi içerikli bir soru kendi kendimize sorarsak, buna hiç kuşkusuz farklı cevaplar verebiliriz. Nitekim böyle bir soruya karşılık olarak fizik dünyayı atom seviyesinde ele alabilirsiniz veya kuantum seviyesine inebilirsiniz, hatta bu seviyeyi daha da alt birimlere indirgeyebilirsiniz. Bu noktada fizik nesnelerin avucunuzdan uçtuğunu görmekte gecikmeyeceğinizden emin olabilirsiniz.