Günümüzde Ahlak ve Bireyin Ontolojisi

Submitted by safakural on Çar, 14/10/2015 - 15:32

Konuşmama Hocaların Hocası Sayın Prof. Dr. Necati Öner’in ellerinden öperek ve Türk Felsefe dünyasına katkılarından ötürü şükran ve saygılarımı sunarak başlamak istiyorum. Sayın rektörlerim, kıymetli hocalarım ve değerli genç meslektaşlarım hepinizi saygı ve sevgiyle selamlarım. Konuşmamda "bireyin ontolojisi ve ahlak"ı konusunu ele alırken, "birlikte yaşamak" konusuna da değineceğim.

Bireyleşme ve Bireyin Eğitimi

Submitted by safakural on Çar, 14/10/2015 - 14:41

Toplantının başlığı “Çağın Sorunları Karşısında Eğitim” idi ancak bu ana kadar çağın sorunlarının neler olduğu üzerinde neredeyse hiç durulmadı. Konuşmalarda büyük ölçüde dini referanslar açısından eğitime yaklaşıldı.

Sahip olduğumuz dini referanslar açısından eğitime yaklaşmanın bir çözüm getireceğini düşünmek bence mümkün değildir. Bunun birinci sebebi, çağımızın sorunlarının neler olduğunu tanımlamadan onu herhangi bir yöntemle çözmeye çalışmak sözkonusu olamaz. Çağın sorunlarının teşhis ve tespiti için nesnel bir bakış açısına, günümüz insanının beklentilerinin neler olduğunu iyi bilmeye, çağın entellektüel birikimini kavrayabilmeye öncelikle gerek vardır. Bu tür taleplerin yerine getirilmesi veya sebep olduğu sorunların öncelikle kavranılması ve sonra da çözümü için din, tek başına yeterli verileri sağlayamaz.

Herhangi bir yöntemi gözü kapalı kullanarak insani veya toplumu ilgilendiren bir sorunun çözülebileceğini düşünmek, herşeyden önce insanın veya toplumun değişmeyen bir yapıda olduğunun kabul edilmesini gerektirir.

Bilim ve Özgür Düşünce

Submitted by safakural on Çar, 05/02/2014 - 17:00

"Bilim ve Özgür Düşünce" başlığı çerçevesinde önce, "özgürlük nedir?" sorusunu ele almak ve de bundan ne anladığımı belirtmek istiyorum.

"Özgürlük" denildiğinde üç temel kavramı dikkate alacağım. Birincisi davranışlarda özgürlük, ikincisi ifadede özgürlük ve üçüncüsü düşüncede özgürlük.

İnsan, davranışlarda özgürlük açısından, diğer canlılara göre en alt seviyede bulunur. Çünkü davranışlarımız, hiç kuşku yok ki kültür, tarih, sosyal ilişkiler, terbiye, eğitim dediğimiz etkenler dolayısıyla kısıtlamalara tabidir. Dolayısıyla da davranışlarımızda bir özgürlük değil, tam tersine bir kısıtlamadan söz etmek gerekir. Hatta insan, eğitim, sosyal kurallar, terbiye gibi özellikleri dolayısıyla hayatını, günlük yaşamını veya davranışlarını kısıtlamadan yaşayamaz. Yani kısaca insan, davranışları açısından, hiç de özgür değildir.

"İfade özgürlüğü" ile "anlatım biçimi"ni dikkate alıyorum. Anlatım biçimi deyince de tarz, üslup veya kısaca bir şeyi ifade etmek için kullanılan yolu düşünüyorum. Nitekim düşüncemizi, duygumuzu veya herhangi bir talebimizi dile getiriş biçimini seçmek kişiye bağlı bir eylemdir. Yazı, müzik, edebiyat, resim, tavır ve davranışlarımız da hep birer anlatım biçimleridir. Anlatım biçimini seçebilmek "özgürlük" kavramı açısından son derece önemlidir. Çünkü bireyin kendini ifade edebilme araçlarına sahip olması, özgürlüğün bir parçasıdır. Bu özellik, insanı diğer canlılardan ayırır; çünkü sadece insan kendini farklı şekilde ifade etme araçlarına sahiptir.